Doç. Dr. Necmi KURT

  • Full Screen
  • Wide Screen
  • Narrow Screen
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size

Trabzon Dernekleri Federasyonu’ndan Büyük Atılım

e-Posta Yazdır PDF
Bu içeriği Facebook'ta Paylaş.

10.03.2012

On Mart 2013 Pazar günü İstanbul Akgün otelde Federasyon Başkanlığının düzenlemiş olduğu “Trabzonlu Hekimler Buluşması” etkinliğine eşim Dr. Cemile Kurt ile birlikte katıldım. Sabah 10.30 sularında değerli meslektaşlarımızla birlikte kahvaltımızı yaptık. Peşinden İstanbul Valimiz Hüseyin Avni Uygun geldiler. Toplantıyı düzenleyen başta  Federasyon başkanı Mustafa Demir, Sağlık komisyonu başkanı ve aynı zamanda federasyon başkan vekili Hüseyin Ayaz’ı kutluyorum.. Ayrıca yönetimde olan Mustafa Can, Salim Şahin gibi isimlerini hatırlayamayacağım pek çok değerli insanı, emeği geçen herkesi kutluyor ve teşekkürlerimi sunuyorum. Bu meyanda federasyonu bugünlere taşıyan eski federasyon başkanı Nurettin Turan’a da sevgi ve şükranlarımı sunuyorum. Sivil toplum örgütlerinde çalışmak, etkinlikler düzenlemek bir gönül işidir.. Zaman ayırma işidir.. Bu anlamda bizlere zaman ayırarak etkinlik düzenleyen ve bizleri hekim olarak onure eden bu değerli insanları alkışlıyor, tekrar saygı ve sevgilerimi sunuyorum.

 

Toplantının açılış konuşmasını Federasyon Başkanı Mustafa Demir yaptı... “ Meslek gurup toplantıları için öncelikle 20 meslek gurubu belirlediklerini ve ilkini Eğitimcilerle yaptıklarını, şimdi sağlık, 7 Nisan’da hukukçular, Mayıs’ta mimar ve mühendisler, Haziran’da spor adamları ve sporcularla toplantı yapacaklarını bildirdiler..Bu toplantıların sonunda bütün meslek guruplarıyla birlikte, Büyük Trabzon buluşmasını, İstanbul’un en büyük mekânlarından birinde, bir Trabzonlunun mekânında yapacaklarını, bu proje kapsamında tüm meslek guruplarının iletişim bilgileriyle bir bilgi bankası oluşturacaklarını ve hemşerilerimizin istifadesine sunacaklarını belirttiler.Ayrıca Haziran ayı içinde Trabzon Dernekleri Federasyonunun Gürpınar Sosyal Tesisleri peyzaj çalışmasını başlatacakları ve bunu hep birlikte, büyük bir horon halkası oluşturarak kutlayacaklarını “ifade ettiler. Görüldüğü gibi hedefler büyük...Başkanın konuşmasından toplantının amacının Trabzonlu hekimleri tanıma, tanıştırma ve sorunlarını dinlemek olduğunu anladım... Sağlık komisyonu başkanı Hüseyin Ayaz tarafından düzenlenen ve bizlere dağıtılan notlarda “Ülkemizin Genel Sağlık Sorunları, Sağlık politikaları, Tıp eğitimi, Hekimlerimizin Mesleki Sorunları, Karadeniz bölgesindeki kanserin artış nedenleri, Karadeniz bölgesinde acil çözüm bekleyen sağlık sorunları” gibi bazı önemli konularda hekimlerin görüşleri ve varsa konuyla ilgili projeleri soruluyordu. Bunlar çok önemli konular. Federasyonun portföyünde-bilgi dağarcığında  olması gereken bu bilgilerin belirlenmesi sağlık komisyonunun işi.. Bizlere düşen görev ise elimizdeki bilgi –belgeleri bu komisyona sunarak veya bizzat verilen görevi yaparak komisyona yardımcı olmaktır.

Toplantının iki güzel konuşması İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu ve Profesör Ali Akyüz tarafından yapıldı.. Sn Vali bir Karadenizli olarak dilek ve temennilerini dile getirdi.. Karadeniz  insanının  diğer bölge insanlarından biraz farklı olduğunu , TDF’ nin bütün çalışmalarını takip ettiklerini, özellikle bu meslek gurubu çalışmalarını çok önemsediklerini ve bundan böyle de TDF’ nin tüm davetlerine katılacağını ifade etti.

Toplantının  önemi Prof. Dr. Ali Akyüz’ün yaptığı hekimlerin sorunlarını dile getirdiği konuşmadaydı... Dr. Akyüz’ün Konuşması  çok netti.. Çok güzel ve anlamlı bir konuşmaydı..  Anlayana ve anlamak isteyene tabi... O konuşmayı yetkililer dinlemeliydi.. Diyeceksiniz ki dinleseler sonuç değişir miydi?.. Sn Akyüz 1970 li yıllardan beri sağlık politikaları ve hekime bakış açısını anlattı..Onurlu bir meslek gurubunun nasıl onursuzlaştırılmaya çalışıldığına değindi ve   Hz. Mevlananın anlamlı sözleriyle konuşmasını bitirdiler.. Siyasi otoritenin ve Küresel Sermayenin işbirliği ile hekimlere yapılması gereken en kötüsünü yapmaya çalıştıkları bir dönemden geçiyoruz...Bu işin sonunda bunu tezgahlayanlar zararlı çıkacak..Nasrettin Hocanın bindiği dalı keser misali ...Hep beraber göreceğiz...Kaliteli hekimin olmadığı yerde kaliteli sağlık hizmeti alamazsınız...Üniversitelerin ,eğitim ve araştırma hastanelerinin tarumar edildiği,liyakatın yok edildiği bir dönemden geçiyoruz..Sakın bunları yazıyorum diye polika yaptığımı ve birilerini karalamak istediğimi sanmayın..Asla ve haşa...Keşke böyle olmasaydı.

Benim için Türkiyenin Sağlık Sorunlarını belirleme ,bu anlamda Karadenizdeki kanser vakalarının artış nedenleri,koruyucu sağlık hizmetleri mi tedavi edici sağlık hizmetleri mi önemli,karadeniz bölgesinde  çözüm bekleyen sağlık sorunları birinci derecede öncelikli olmamalı... Sağlık çalışanları yaralı.. Hekimlerin onuru kırılmış durumda.. Halkın gözünde prestij kaybettikleri aşikar... Bugün Sağlık çalışanları ile halk bir birini düşman gözüyle görüyor, birbirini sevmiyorlar...önce aşağalanan, onuru kırılmış olan hekimlerin onuru kurtarılmalı..Halkla barışmaları sağlanmalı... Siyasi otorite oy uğruna bunu başardı.. 130 Bin yerine 20 milyon oyu almak hedeflenmişti ve bunda da başarılı oldular.. Bunu ortadan kaldırmalıyız.. Sosyal barışı sağlamalıyız... Hekimle tedavi ettiği halkın arasına giren siyasi otoriteyi aradan çıkarmamız gerekiyor... Bunun tek başına hekimlerin yapması, halkı bilgilendirmesi mümkün gözükmüyor.. Sivil Toplum Örgütleri  bu konuda önderlik yaparak halkı bilgilendirmeli.. Bizler onurlu, etik değerlere saygılı olarak mesleğini icra eden hekimleri savunuyoruz ki  bu tip hekimler ülkemizde çoğunluktadır.. Her meslek gurubunda olduğu gibi bizim meslek gurubumuzda da etik değerler dışında çalışan meslektaşlarımız olabilir. Hekimlerin ve halkın haklı oldukları konular belirlenebilir ve sorun düzeltilebilir diye düşünüyorum.. İşte tam bu noktada Trabzon Dernekleri Federasyon başkanlığına önemli görevler düşebilir.. Eğer gerçek sivil toplum örgütü ise bunu başarabilir.. Türkiye’de bir ilki gerçekleştirebilir... Bir sivil toplum örgütü olarak hekimlerin sorunlarını siyasetçilere, siyasi otoriteye, hükümetlere, yazılı ve görsel basına taşıyabilir.. İsteğimiz çok net.. Bizler önce kırılan onurumuzun düzeltilmesini, yaralarımızın sarılmasını istiyoruz.. Çalışma koşullarının ve özlük haklarının geri iade edilmesini, halkın gözünde öcü-paracı doktor olmadığımızın bilinmesini, siyasi otoritenin baskısından kurtulmamızı birinci derecede önemsiyoruz.

İkinci planda Türkiye’nin sağlık sorunlarını, eğitim ve öğretimi, kaliteli sağlık hizmeti sunmayı düşünüyoruz... Bu aşamada bizlere sahip çıkılmadığı takdirde halkın alacağı kaliteli hizmetin daha da kötüye gideceği ve kaliteli hekim bulamıyacaklarını üzülerek ifade etmek isterim. Unutmayın ki hasta bakmakla hasta muayene etmek arasında çok fark vardır. Muayene etmeden İlaç yazmakla,  muayene ederek ilaç yazmak arasındaki fark ne ise bu da odur... Sağlıkta tekelleşme ve küresel sermayeye sağlığı teslim etme çalışmaları bitmek üzere... Büyük ameliyatları ve sorumluluk isteyen işleri artık kimse yapmıyor, yapmak istemiyor... Sevk et gitsin.. Benden uzak olsun..

Türkiyede 200’e yakın Üniversite açıldı, 69 Tıp Fakültesi mevcut.. Bu hükümetten önceki sayı 92 idi.. Hükümetin Sağlık Politikaları yüzünden 3000 civarında öğretim üyesi istifa etti... Üniversitelerde kaliteli hizmet sunacak hekimin yokluğu demek aynı zamanda eğitim ve öğretimin de aksayacağının ifadesidir. Demek ki bu ülkenin sağlık açısından geleceği karanlık.. Tıp fakültelerinden doktor yerine sağlık memuru yetişecek.. Vatandaş Sağlık Bakanlığı Alo 184 ve Başbakanlık şikâyet hattına: “Hastanelerde kaliteli hekim bulamıyoruz... Artık  çoluk çocuğun elinde kaldık” yakınmaları ve bazı Üniversite Rektörlerinin de eğitim ve öğretimin durma noktasına geldiği ve ameliyat oranlarının  %30 lara düştüğü uyarıları Sn Başbakanı acil tedbir almaya yöneltti.. İlk iş eski Sağlık Bakanını değiştirerek  Öğretim üyelerini geri döndürecek formüller aramaya başladılar.. Sn. Prof. Dr. Ali Akyüzün konuşmasında da belirttiği gibi “Artık nafile.. Bu işle uğraşmak boşuna kürek çekmektir..” Geçmiş ola .. Bakalım kaç öğretim üyesi geri  döner..

Federasyondan güzel bir atılım, iyi bir başlangıç... Biz hekimlere düşen görev “yapsınlar da görelim değil, hep beraber yapalım” olmalıdır... Çalışanlara destek verelim.. Yetmez, verilen görevleri de yapalım.. Hekimlerin sorunlarını dile getiren Sn Prof.Dr.Ali Akyüzün bu  güzel konuşmasını basın verir mi bilemem..!!! Ama en azından Taka gazetesi yazarı Zeki Gökçe Bey yazar diye düşünüyorum... Basın biz hekimleri ve sorunlarımızı hiç bir zaman sevmedi... Vatandaş gibi onlar da bizlerden hıncını alıyor haksız yere... Basın mensuplarının hepsi aynı görüştedir demek haksızlık olur.. Ama genelleme yapacak olursak bu yorumu rahatlıkla çıkarabiliriz.. Patronları onlara bu konu hakkında yazın demedikçe yazmazlar... Ne yazık ki işin ucu onlara da dokunacak... 19 Ocak 2013 Cumartesi günü  “Sağlıkta dönüşüm ve Kamu hastaneler Birliği” konulu Çok kaliteli, bilgi içeriği mükemmel bir panel düzenlemiştik. Benim moderatörlüğümde konuşmacılar TTB başkanı Prof. Dr. Ahmet Özdemir Aktan, Avrupa Cerrahi Derneği Başkanı-Eski Türk Cerrahi Derneği Başkanı Prof. Dr. Cem Terzi ve Aydınlar Ocağı Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Çolak’tı. Hepsi Konularına hakim ve çok doluydular.. İHA Haber Ajansı ile Tüm Türkiyeye Canlı yayın linki veriyordu.. Sadece 2 TV kanalı Canlı olarak Paneli verdi... Mehmet Ali Birand’ın ölümü ve Hrant Dink’in ölüm yıldönümü nedeniyle Haber portallarında yer bulamadık.. Pazartesi günü İHA tekrar tüm haber kanallarına haber özetleri geçmesine rağmen itibar görmedi. Çünkü hepsi İktidardan çekiniyor ve hekimlerle ilgili olan bu haberi paylaşmak istemiyorlardı.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Fotoğraf Galerisi

Video Galerisi

You are here
adobe flash player
template
joomla